Diyabetik Retinopati

Diyabetik Retinopati


Diyabet ve Diyabetik Retinopati


Diyabeti olan herkes en azından 6 ila 12 ayda bir kere olmak üzere kapsamlı göz ve göz dibi muayenesi yaptırmalıdır.

Diyabet,endojen insülinin olmayışı veya etkisinin azalmasına bağlı olarak ortaya çıkan kan şekerinin kontrol edilemediği bir hastalıktır.Nüfusun ortalama %1.5-25sini etkilediği sanılmaktadır.

İki ana türü vardır:

     İnsüline bağımlı /tip 1
     İnsüline bağımlı olmayan /tip 2

Tip 1 en sık 10-20 yaşlarında ortaya çıkar.Tip 2 genellikle 50-70 yaşlarında ortaya çıkar.Diyabetin gözü etkilemesiyle ortaya çıkan diyabetik retinopatinin oranı tip 1de %40 tip 2 de %20 oranlarındadır ve 20-65 yaşları arasındaki bireylerde ortaya çıkan körlüklerin bir numaralı sebebini teşkil etmektedir.

Diyabetin gözde iki dönemi vardır:

     Hastalıklı damar oluşumu öncesi(NPDR)
     Hastalıklı damar oluşum ve sonrası (PDR)

DR Risk Faktörleri:

     Diyabetin süresi en önemli faktördür.30 yaşından önce kendisine diyabet teşhisi konulmuş hastalarda 10 yıl sonra DR gelişme sıklığı %50 iken bu oran 30 yıl sonra %90 a yükselir.
     Diyabetin metabolik kontrolünün iyi yapılması
     DR seyrini ağırlaştırabilen diğer faktörler;
          gebelik
          hipertansiyon
          şişmanlık
          tütün kulllanımı
          anemi ve hiperlipidemidir.

     
          Normal Sağ Göz Resmi                                Normal Sol Göz Resmi

Diyabetik Retinopati Nedir?

Gözün görmeyi sağlayan sinir tabakası olan retinadaki kılcal damarların etkilenmesiyle ortaya çıkan tablodur.Bu küçük kılcal damarlarda kırmızı kan hücreleri ve pıhtılaşma hücreleri ve pıhtılaşma hücrelerinde oluşan değişiklikler sonucu retina beslenemez oksijensiz kalır.Damar cidarlarında bozulmalar oluşur,damar geçirgenliğinde artış olur.Bu da damar dışında yani retina içinde kanamalar ve serum sızıntısına neden olur.Düşün oksijen seviyesi anormal yeni damarların oluşumuna neden olabilir.Oluşan bu damarlar retinanın kendi damarları kadar sağlam olamazlar ve taşıdıkları kanı kolayca duvarlarından sızdırmaya başlarlar.Bu safhadan sonra proliferatif diyabetik retinopati dönemi başlar.

           

           
                                                                  Hafiften ağıra doğru NPDR göz resimleri

PDR KOMPLİKASYONLARI



GÖRMEYİ TEHDİT EDEN CİDDİ KOMPLİKASYONLARDAN BAZILARI:

     Yeni ve acil oluşmuş olan damarların kanamaya sebep olduğu göz jeli içi vitreus kanamaları
     Oluşan anormal damar ve zarların çekintisine bağlı retina dekolmanı/yırtılması
     Opak membranların oluşması sonucunda görme keskinliğinin azalması
     Rubeozis iridiş
     Göz tansiyonunun yükselmesi
     Sönmüş göz evresi(burnt out stage)

KİMLER DİYABETİK RETİNOPATİ RİSKİ TAŞIR?

Hem tip 1 hem de tip 2 diyabeti olan hastalar bu risk vardır.Bu sebepten dolayı diyabeti olan herkes en azından 6 ay ile 12 ayda bir kere olmak üzere kapsamlı göz ve göz dibi muayenesi yaptırmalıdır.Özellikle 10-15 yılın üzerinde diyabet hikayesi olan hastalar için bu kontroller çok önemlidir.

DİYABETİK RETİNOPATİ NASIL GÖRME KAYBINA YOL AÇAR?

Bu hastalıktan dolayı kan damarı duvarlarında meydana gelen bozulmalar ve yeni oluşan damarlardan kolaylıkla damar dışına sızan kan göz içine dolar ve görmemizi bulanıklaştırır.Eğer bu kanamalar görme merkezini de etkilerse görme keskinliği çok azalır.Bu durum mukala ödemi olarak adlandırılır ve PDR dediğimiz yeni damar oluşumu safhasına gelmiş hastaların yaklaşık yarısında bu gözlenmektedir.

DİYABETE BAĞLI MAKULA HASTALIĞI

Sarı nokta diyede bilinen görme merkezinin ödem veya yağ sızıntıları tarafından tutulması görme azalmasının en sık görülen sebebini oluşturur.Fokal makulopati,difiz makulopati,iskemik makulopati,karışık makulopati ve klinik önem taşıyan makular ödem diye sınıflandırılmaktadır.

DİYABETİK RETİNOPATİ VE MAKULA ÖDEMİ NASIL TESPİT EDİLİR?

Öncelikle görme keskinliği ölçülür.Ve ardından hastanın göz bebekleri damla ile genişletilerek retina detaylı bir şekilde taranır.Etkilenen alanlar tespit edilirse gerekli görüldüğü takdirde FFA denilen tespit yapılır.Bu test damarımızdan verilen boyalı bir madde sayesinde göz dibinizin fotoğrafı çekilir ve sızdıran damarlar ve beslenemeyen bölgeler tespit edilir.Bu yöntem sayesinde tedavi kararı daha kolay alınır.

           

           
                                                                 Klinik olarak belirgin Makula Ödemi resimleri

TEDAVİ YÖNTEMLERİ NELERDİR?

Görme kaybı riskini %50 oranında azaltma sebebiyle,klinik önem taşıyan maküler ödemlerde bütün gözlere görme keskinliğine bakılmaksızın LFK tedavisi yapılmaktadır.Tedavideki esas gaye kanayan ve sızdıran damarları kapayıp hastanın görme seviyesini korumaktır.Lazer tedavileri ile yetersiz kalan gözlerde veya kontrol altına alınamayan hastalarda ileriye dönük daha ciddi komplikasyonlar ortaya çıkar.Bunlar arasında:

     Ağır persistan vitre içi hemarojiler
     Makualyı tutan traksiyonel retina dekolmanı
     Ağır ilerleme gösteren fibrovasküler proliferasyonlar
     Yoğun IVH ile birlikte bulunan Rubeosis iridis
     Yoğun persistan subhialoid hemarojiler

Yukarıda sayılan bu beş durumda PPV yapılması zorunluluğu vardır.Vitrektomi,göz içine girilerek kanın temizlenme şeklidir.Bu yüzden,son aşamalara gelmeden hastalarımız bilinçli olarak periyodik göz dibi kontollerini yaptırılmalıdırlar.İyi bir kan şekeri düzeyi ve sürekli takip altında olmalarında fayda vardır.Unutmayalımki diyabetik retinopati hiçbir semptom vermez.Eğer belirtiler ortaya çıkmış ise hastalık ileri safhalara gelmiş demektir ki bu da tedavilerini zorlaştırır ve görme kaybı açısından riskleri yüksektir.